“Müthiş Mehmet”

Para / Aralık 24, 2017

Sinbo markasının sahibi Mehmet Demir, genç girişimcilerin örnek alacağı bir isim. Küçük ev aletleri pazarında dünya devi. Tam 400 çeşit mamül üretiyor. Kısa süre önce farklı sektörlerde iki yeni fabrika daha kurdu. Taboo markasıyla yepyeni alanlara giriyor...

İDRİZ ÇOKAL

TÜRKİYE cesur girişimcilerle dolu. Bazı girişimci hikayelerimiz Oscar’lık cinsten. Biz de dergi olarak bu tür girişimci örneklerini yayınlayarak yatırımcıya, yeni girişimcilere destek vermeye çalışıyoruz. Aksekili Mehmet Demir’in hikayesi bunlardan. Demir, Antalya’nın Akseki ilçesinden çıkıp bugün dünyanın dört bir yanına kendi markası Sinbo ile ihracat yapan bir isim. İstanbul Tahtakale’de işportacılıkla başlayan bir hayat hikayesi var. Vapurlarda, sokaklarda zabıta memurlarından kaçarak ticaret hayatına atılmış. Halen en korktuğu devlet görevlisinin zabıtalar olduğunu söylüyor. Bir fırsatını bulup ABD’ye gitmiş çalışmış. Sonrasında Avusturya’ya işletme okumaya gitmiş. Damarlarında girişimcilik ve Tahtakale geçmişi olunca satış yapmadan edememiş. Çin’den getirdiği saatleri o dönemki adıyla Çekoslovakya’ya satarak dolar milyoneri olmuş.


Elektrikli ve elektriksiz küçük ev ürünleri markası Sinbo’nun üreticisi Deima Elektromekanik Ürünler A.Ş.’nin bugün üç fabrikada 800 çalışanı var. Cirosu yaklaşık 400 milyon TL. Sıfırdan zirveye çıkma başarısını gösteren Demir ile Sinbo’nun İstanbul Avcılar’daki fabrikasında buluştuk. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra herkesin beklemeye geçtiği günlerde o ülkesine inanıp 100 milyon TL’lik yatırımla iki fabrika daha kurmuş. Yatırımlarını anlatırken yerinde duramıyor. Önümüzdeki dönemde bu yatırımların meyvelerine hep birlikte şahit olacağız. Basına ilk kez röportaj veren Demir inanılmaz işler yapıyor. Sinbo’nun hem kuruluş hikayesini hem de gelecek hedeflerini Deima Elektromekanik Ürünler A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Demir’den dinleyelim...


Sinbo markasıyla girmediğiniz ev yok. Ancak hikayenizi bilen çok az insan var. Kendinizi bize tanıtır mısınız...

Aslen Antalya Aksekiliyiz. Çok küçük yaşta İstanbul’a gelmişiz. Küçük yaşlarda ticaret hayatının içinde buldum kendimi. Ticaret dediysem şirket anlamayın. İşportacılık yapmaya başladım. İşportada sattığım ilk ürün tarak oldu. Tahtakale başta olmak üzere sokaklarda, vapurlarda tarak satarak başladım. Sonrasında bazen çakmak, bazen limon sıkacağı...


Bugüne gelmenize vesile olan kırılma noktası nedir? Tarak satarak sermaye birikmez...

İşportacılık yıllarım 1980 öncesinde idi. 1979 yılında bir yolunu bulup Amerika’ya gittim. Aç kalmamak için dönercinin yanında çalıştım. Hayal ettiğim gibi gitmedi. Okumak için Avusturya’ya geldim. Serde var ya, okurken saat alıp satmaya başladım. Viyana’dan Çekoslovakya’ya saat satışı yaptım. Çin’den saat getirip sattım. İşlerim çok iyi gidiyordu. 1’e 5, 1’e 10 kazandım. Sermayeyi de burada biriktirdim. Beş parasız ayrıldığım Türkiye’ye dolar milyoneri olarak döndüm.


Gelince ne yaptınız?

Turgut Özal’ın dış ticaret kapılarını açmasıyla yurtdışından ithal mallar getirip satmaya başladım. Bazı markaların mümessilliğini aldım. Japon televizyon markası Sharp’ın Türkiye mümessili oldum. Ancak 1993 yılında Sharp mümessilliğini bizden aldı ve Sabancı Holding’e verdi. O gün ahdettim, bir daha emanet ata binmem dedim. Kendi markamı oluşturmam gerekiyor dedim. Sinbo hikayemiz tam bu noktada başladı.


Para / Seçilmiş İçerikler


Para Sayılar