Mars Seyahati Aslında Ölümcül Bir Hayal Olabilir mi?

NewTech / Mart 2020

İnsanlığın devamını sağlamak için Mars’a ayak basmamız gerektiğini biliyoruz. Dünya’daki bilinen kaynakların giderek azalıyor olması da, enerji savaşlarının önüne geçmek için yeni bir gezegene adım atma zorunluluğunu perçinliyor.

Yazı: Müfit Yılmaz Gökmen (www.DijitalX.com)

Özel uzay-havacılık şirketlerinin yatırımlarıyla giderek daha heyecanlı bir hale gelen Mars yolculuğu, SpaceX’in kurucusu Elon Musk’a göre sadece 8 yıl içinde gerçek olabilir.

Musk’ın 67’nci Uluslararası Astronomi Kongresi’nde yaptığı sunum, Mars yolculuğunun genel planını gözler önüne serde de, üzerinden geçilmesi gereken birçok basamak var. Aksi takdirde, ölüm kaçınılmaz olabilir. Musk’ın dediği gibi, ‘gönüllüler ölümü göze almalı.’

Roketiniz Dünya’yı terk edemeden havaya uçabilir 

Söz konusu roket, 121 metrelik boyuyla uzay keşfi tarihinin en devasa uzay aracı olacak. 550 bin tonluk itiş gücüyle korkunç güçlü motorlara sahip olması gereken BFS, henüz atmosferden çıkılmadan önceki süreçte kaza yaşamamak için mükemmel bir mühendisliğe sahip olmalı. Yörünge görevlerinde bile yakın geçmişte birçok kaza yaşandı. Orbital ATK’in Antares roketi havaya uçtu, Virgin Galactic’in WhiteKnightTwo uzay gemisi çakıldı, Roscosmos’un Proton uzay kapsülü kontrolden çıkarak parçalara ayrıldı, Japonya’nın uydusu Hitomi kayboldu.

SpaceX ise Haziran 2015’te patlayan Falcon 9’un ardından bir tanesini de Eylül 2016’da benzer bir şekilde kaybetti. İstatistiklere bakarsak, 1981 ve 2011 yılları arasında 833 mürettebat taşınan NASA Uzay Mekiği Programında 14 kişi öldü (Challenger ve Columbia kazaları).

Ölüm oranını temsil eden yüzde 1.6, bugün Everest’e tırmanırken ölenlerin oranından az. Apollo programında ise ölüm oranı yüzde 9’du. BFS’yi ateşleyecek BFR (Big Fu**king Rocket), yeni nesil Raptor motorları kullanacak. Yörüngede uzay gemisinden ayrılıp tekrar iniş yapacak yeniden kullanılabilir roketin, taşıyacağı dev yükler gibi kusursuz olması yıllar alacak.

Radyasyon Mars’a ulaşmadan sizi kavurabilir 

BFS, yeniden kullanılabilir bir uzay gemisi olarak Dünya ve Mars arasında mekik dokuyacak. Bu da güneşten saçılan enerji yüklü parçacıklardan korunması için muazzam bir kalkana sahip olması gerektiği anlamına geliyor. Ancak bunun nasıl olacağını henüz bilmediğimiz gibi, radyasyondan fazlasıyla etkilenmiş uzay gemisi tekrar kullanılabilecek mi sorusu da cevaplanmalı.

NASA’nın Curiosity yolculuğunda elde ettiği verilere göre, 9 ay sürecek tek yönlü yolculuk koruması olmayan astronotların 0.3 sievert radyasyona maruz kalması demek.

Bu da, 24 CAT taramasına girmeye eşdeğer. Başka bir deyişle, nükleer santral çalışanlarının yıllık radyasyon limitinin 15 katı. Ölüm sınırı 8 sievert olsa da radyasyon vücutta birçok soruna yol açabilir.

NASA Ames Araştırma Merkezi’nden Chris McKAy, ‘radyasyonu en iyi bloke eden element olan su ile sorunun çözülebileceğini’ söylese de, asıl sorun Mars’a ayak basınca başlayacak. Curiosity’nin verilerine göre Mars’ta 500 gün bir 0.3 Sievert daha demek.

Mars’a iniş esnasında çakılabilirsiniz 

Curiosity’nin NASA’ya tırnak yerdiren ‘7 dakikalık terör’ macerasının nasıl bir sevinçle sonuçlandığını hatırlayınca, bu görevlerin zorluğunu daha iyi anlıyoruz.

Musk’ın planına göre, BFS Mars atmosferine saatte 100.000 kilometre hızla girecek. Kızıl kumlara inme esnasında ise ‘süper retro itki sistemini’ kullanacak.

Yani, Falcon 9 roketinin yere inmesini sağlayan sistem. Doğal olarak, bu teknoloji BFS için fazlasıyla geliştirilecek. Daha da önemlisi, Falcon 9’un dikey iniş yapmasını sağlayan kritik manevra BFS için Mars atmosferinde çok daha zor olacak. Çok daha ince bir atmosfere sahip olan Mars’a inişte, BFS’nin kullanacağı yakıt miktarından en az 1700 dereceye dayanması gereken ısı kalkanına kadar her detay çok önemli. En ufak hata, kaçınılmaz ölüm demek. 1 ton ağırlığındaki Curiosity’nin tarihi inişini hatırlarken, BFS’nin 550 ton taşıma yükü olacağının da altını çizelim. Mars atmosferi insan vücudunu mahvedebilir [SpaceX/Twitter] Yerçekimsiz ortamda bulunmanın kas ve kemik yapısı üzerinde olumsuz etkileri olduğunu biliyoruz. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) görev yapan mürettebat da kas ve kemik erimesi yaşamamak için günde en az 2 saat egzersiz yapmak zorunda. Kaslar geri kazanılsa bile, kemiklerin kaybettiği kalsiyum ancak Dünya’ya geri dönüldüğünde üretiliyor.

Atmosferi Dünya’nın 10’da biri, çekim kuvveti ise 0.38’i kadar olan Mars’ta çok zorluk çekmeyeceğimize yönelik bir inanış var. Hatta bazı filmlerde Super Mario gibi zıplayabileceğimiz düşüncesi yansıtıldı. McKay ise gerçekten birilerini göndermeden Mars’taki 0.38G kuvvetinin nasıl bir etkisi olacağını anlayamayacağımızı söylüyor.

Mars atmosferine maruz kalamayız 

Tehlike ise son derece zorlu olacak kolonileşme sürecinde yaşanabilecek kazalar. Marslı filminden az çok anladığımız gibi en ufak bir sızıntı ölüme neden olabilecek sonuçlar doğurabilir. Ortalığı toza dumana katan Mars fırtınaları da ciddi bir endişe kaynağı. McKay, “Eğer hava boşluğu kapısı veya astronot giysileri tozlanırsa, bu Dünya’dakinin aksine ciddi sorunlar doğurabilir” diyor. Musk’ın şu ana kadarki açıklamaları ise uzun süreli hayatta kalma stratejisine yönelik. Kızıl Gezegen’deki anormal derecedeki karbondioksiti oksijene parçalayacak makineler, enerji üretecek güneş panelleri ve (yeraltındaki) Mars buzulunu su ve enerjiye dönüştürecek jeotermal santraller ile sürdürülebilir bir koloni kurulacağına inanıyor.

Musk, termonükleer bombalarla kutupları eritmek veya karbondioksit basarak atmosferi ısıtmak gibi yöntemleri de öne sürmüştü. Gezegeni ısıtarak okyanus oluşumu tekrar sağlanabilir. Ancak Planetbase’den öğrendiğim bir şey varsa, o da Mars’ta yürümenin bile zor olacağı.

Mars toprağı kolonicileri zehirleyebilir 

Yapıları etkilemesi çok kolay olmasa da, Mars fırtınaların en zorlu kısmı, günler hatta haftalarca sürebilmeleri (yürümeniz zor olacak demiştik). Sayısız kum zerresi, astronot giysilerini delebileceği gibi gıda ve malzemeleri, iş makineleri, bilgisayar ve iletişim sistemlerini vs. bozabilir. Kum fırtınaları nedeniyle temel yaşam birimlerinde yaşanabilecek sorunların cabası, Mars toprağının zehirli olması. Kızıl kumlarla örtülü toprak, tiroid bezine zarar veren bir tuz olan perklorat ile kaynıyor. Mars toprağını elinize alabilirsiniz ancak suya veya yemeğe karışması ölümcül olabilir. Kısaca, gıda üretimi için Mars toprağı kullanmak çok riskli. McKay’in dikkat çektiği bir diğer risk, kesinleşmemiş olan bakteri varlığı. İnsan sağlığına zararlı uzaylı bakterilerin ortaya çıkması, bu duruma hazırlıksız kolonicileri gafil avlayabilir. Mars yolcuğu öncesinde gönderilecek keşif aracı ve uyduların çok iyi iş çıkarması gerekiyor.

Kolonideki arkadaşlarınız sizi çıldırtabilir 

Bu konuya ilk 2000 senesi yapımlı Red Planet filminde rastladığımı hatırlıyorum. Akla gelen en son madde olsa da, Mars yolculuğu yapacağınız arkadaşlarınızla kuracağınız ilişki son derece zorlu meselelerden bir diğerini teşkil ediyor. SpaceX’in ve NASA’nın verdiği tarihlere göre 80 ile 270 gün arasında değişecek yolculukta insanların aklını kaçırmaması için vakit geçirebilecekleri birçok şey olmalı.

Kişisel alanın daralması, imkansızlıklar ve sinirleri fazlasıyla zorlayan koşullar zamanla Interstellar ve Europa Report’taki gibi ufak çaplı birçok sorun doğurabilir (uykusuzluk, anlaşmazlık, stres vs). İyi haber, NASA’nın yaptığı uzun deneylerde Mars görevlerine hazır sinirleri çelik gibi insanlar bulabilmesi. Bu deneylerin en sonuncusu Hawaii’de gerçekleştirildi. 6 astronot adayı, genişliği 11 metre olan, toplamda 111.4 metrekarelik alan sunan bir Mars evi protipinde 366 gün geçirdi. Hawaii’de yapılan deneyde, 6 denek keşif yürüyüşleri dışında yaşam alanı dışına çıkmadı. Boş zamanlarında armonika çalışmaktan Fransızca öğrenmeye kadar birçok uğraş deneyen denekler, en büyük sorunun sıkılmak değil, ‘aşırı çaba’ olduğunu belirtiyor. Zamanla masa oyunu ile zaman geçirmeye başlayan ekip, dondurulmuş gıdaları hızla servis etmeye de alışınca, hayatları düzene girmiş.

Her biri normal yaşama dönmenin inanılmaz bir tecrübe olduğunu belirtse de, sıcak akşam yemeklerini ve yüzme havuzunu geride bırakmayı göze alacak çok sayıda insan var. Moskova’daki bir tesiste 2007-2011 arasında düzenlenen ve farklı sürelerdeki deneylerde 6 kişilik ekipler oluşturulan MARS500 projesinde, kolonici adayları arasında hiç çatışma çıkmamış. Yakın zamandaki iyi sonuçlara rağmen gerçek Mars yolculuğunda neler olabileceğini bilmiyoruz.

Biosphere II adıyla 1994’te Arizona’daki tesislerde düzenlenen yaşam deneyinde, 7 kişilik ekip kavgaya girerek ikiye bölünmüştü. Proje, tamamlanma tarihi gelmeden sona erdirildi. Mars’a 40 ile 60 yıl arasında gönderilmesi beklenen insanların gerçekten çok iyi belirlenmesi gerekiyor. Şahsen birçoğunun mantıksal hareket eden ve egodan arınmış kişiler olması gerektiği kanaatindeyim. Belki iyi filtreleme sayesinde Dünya’dakine zıt bir medeniyet bile doğabilir.


NewTech / Seçilmiş İçerikler


NewTech Sayılar