HIRİSTİYANLARIN VAZGEÇİLMEZ ŞEHRİ: KUDÜS

Lacivert / Haziran 2017

Hıristiyanlık açısından Hz. İsa’nın hayatının önemli bir kısmını yaşadığı yer olarak Kudüs, Hıristiyanlar için vazgeçilmez ve en kutsal topraklar olarak kabul edilecektir. Nitekim 1095-1272 yılları arasında gerçekleştirilen Haçlı Seferleri’nin gerekçesini oluşturan en önemli sebep de; Kudüs’teki kutsal emanetlerin yıkıldığı, Hıristiyan hacıların Kudüs’ü ve kutsal yerleri ziyaretlerinin engellendiği yönündeki iddialar olacaktır.

İncillerde verilen bilgilere göre Yahudiliğin bir devamı olarak kendini tanıtan Hıristiyanlık, inanç ve kültürünün merkezine Hz. İsa’yı koyar. Buna göre, ahir zamanda geleceği beklenen Mesih, Hıristiyanlara göre Hz.İsa’nın şahsında gerçekleşir. Öyle ki, Hıristiyanlıkta İsa Mesih’in şahsı ve getirdiği asli günahtan kurtuluş müjdesi ile hem Kudüs’ün içinde yer aldığı vaat edilmiş topraklar hem de seçilmiş millet inancı geri plana itilmiştir. Hıristiyanlıktaki her inanç ve esas gibi, Kudüs’ün Hıristiyanlarca kutsallığı da İsa Mesih’in orada yaşamış olması ile ilişkilendirilmiş olup vaat edilmiş toprağın merkezi olarak yeryüzündeki Kudüs’ün yerini, Hıristiyanlıkta ‘semavi Kudüs’ inancı alıyor. Ancak, yukarıda da işaret edildiği üzere, ‘Tanrı Baba’nın oğlu’ olarak yeryüzüne inmiş ve ete kemiğe bürünmüş olan İsa Mesih’in hayatını geçirdiği yani doğduğu, yaşadığı, tebliğ faaliyetlerini sürdürdüğü,çarmıha gerildiği, gömüldüğü ve tekrar dirildiği yerler olarak kabul edilen Kudüs’teki bazı mekânlar, Hıristiyanların kutsal ziyaret merkezleri olarak kabul edilir. Hz.İsa, tebliğ faaliyetlerini özellikle Celile bölgesinde yani Filistin’in kuzeyinde gerçekleştirdiği dikkate alındığında, Hz. İsa’nın Kudüs’le irtibatlı olan faaliyetleri özellikle hayatının son kısmını teşkil eder.


Lacivert / Seçilmiş İçerikler


Lacivert Sayılar