Yolların Romantik Yıldızı

İstanbul Life / Temmuz 2020

Bu ay dergimizin teması olarak seçtiğimiz ‘yol ve özgürlük’ kelimeleri yan yana geldiğinde gözümüzün önünde ilk beliren fotoğraflarda hep o var. Vespa’nın efsanevi tasarımıyla 1946’dan beri hem hayatımızda hem de popüler kültürde kapladığı yeri anlamak için nostaljik bir gezintiye çıkıyoruz.
Enrico Piaggio, 1946’da motosiklet işine girmeye karar verdiğinde İtalya’da durum pek parlak değildi. İkinci Dünya Savaşı yeni bitmişti. Ülke hem ekonomik hem de fiziksel olarak yıkık haldeydi. Piaggio, makul fiyatlı bir şehir içi ulaşım aracının dönemin acil ihtiyaçlarından biri olduğunu görmüştü.

Aslında şirket 19’uncu yüzyılın sonlarında kurulmuş; gemi, demiryolu ve uçak parçaları üretmişti. Hatta savaş sırasında bu yüzden stratejik hedef kabul edildi ve fabrikaları bombalandı.

Piaggio, yeniden inşa edilen fabrikada motosiklet üretmeye kesin olarak karar verdiğinde Corradino D’Ascanio’ya gitti. D’Ascanio ünlü bir uçak mühendisiydi ve İtalya’nın ilk milli helikopterini tasarlamış olmasıyla ünlüydü. Yani bu iş için biçilmiş kaftandı. Bir küçük pürüz hariç: Motosikletlerden nefret ediyor; hantal, kirli ve güvenilmez olduklarını düşünüyordu. Bu yüzden de teklifi kabul etti etmesine ama başlarken kendi kurallarını koydu. Tamam, iki tekerlekli bir taşıt tasarlayacaktı ancak bu taşıt bir motosiklete kesinlikle benzemeyecek ve sürücüye öyle hissettirmeyecekti.

ak başladı ve gerisi geldi… İlk prototipi ortaya çıktığında Enrico Piaggio’nun yorumu, “Yabanarısına benziyor” oldu. İkonik tasarımıyla sonraki 75 yılın popüler kültürüne damga vuracak, yollar ve özgürlük ya da yollar ve romantizm dendiğinde ilk akla gelecek şeylerden birine dönüşecek olan Vespa, adını buradan, İtalyanca ‘yabanarısı’ndan aldı.

1950’lerin ilk yarısına gelindiğinde Roma sokaklarında yüzlerce Vespa dolaşıyordu.

‘Roma Tatili’ filminde Audrey Hepburn ve Gregory Peck’le birlikte görünmesiyle, bugün bildiğimiz ‘yolların romantik yıldızı’ konumuna doğru ilk adımını da attı. Forbes dergisi ondan şöyle bahsedecekti: “Audrey Hepburn’ün kazandığı Oscar aslında filmin diğer ‘kadın yıldızı’na, bütün dünyanın âşık olduğu metalik yeşil Vespa 125’e gitmeliydi.”

Bundan sonrası da hızla gelişti. Kendisini filmlerde, pek çok yıldızla beraber rol alırken gördük. Angie Dickinson’la ‘Jessica’da (1962), The Who’nun aynı adlı rock operasından uyarlanan ‘Quadrophenia’da (1979), ünlü İtalyan yönetmen Nanni Moretti’nin ‘Sevgili Günlük’ünde (1993), ‘Yetenekli Bay Ripley’ (1999) ve ‘Alfie’de Jude Law’la (2004), Gwen Stefani’nin ‘Now That You Got It’ (2007) klibinde ve daha yüzlerce filmde, dizide, videoda kritik roller üstlendi.

Yıldızlarla ilişkisi sadece perde ve ekranla sınırlı değildi. Raquel Welch, Ursula Andress, Geraldine Chaplin, Joan Collins, Jayne Mansfield, Virna Lisi, Milla Jovovich, Marcello Mastroianni, Charlton Heston, John Wayne, Henry Fonda, Gary Cooper, Anthony Perkins, Jean-Paul Belmondo, Nanni Moretti, Sting, Natalie Wood, Brigitte Bardot, Paul Newman, Antonio Banderas, Matt Damon, Gérard Depardieu, Jude Law, Eddie Murphy, Owen Wilson ve Nicole Kidman tarafından sivil hayatta da seyahat partneri olarak seçildiğini gördük.

Benzin fiyatlarının dünya çapında yükseldiği, hem şehir içi hem şehir dışı ulaşımın hem de park yeri konusunun iyice sıkıntılı bir hal aldığı günümüzde de haklı olarak popülerliğine popülerlik eklemeye devam ediyor.

İstanbul Life / Seçilmiş İçerikler


İstanbul Life Sayılar