GELECEĞİN KALP ATIŞI

How It Works / Temmuz 2020

Teknolojinin geliştiği dünyamızda insan kalbini neler bekliyor?
Akıllı telefonlarımızın aksine, insan kalbi her yıl daha yeni ve daha verimli bir modelle değiştirebileceğimiz bir teknoloji değil. Bununla birlikte, son yıllarda yapılan tıbbi araştırmalar, insandan insana kalp nakletmek yerine kalbi kopyalamanın veya yeni bir kalp üretmenin teknolojik yollarını arıyor.

İlk olarak 1982 yılında Dr. Barney Clark’ın ortaya attığı “yapay kalp” kavramı, kan dolaşımını sağlamak amacıyla çeşitli dış güç kaynakları veya pompalar kullanarak biyolojik bir kalbin karıncık işlevlerini taklit ediyor. Bu insan yapımı organlar yıllardır kalp hastalarında kullanılıyor ama şimdiye dek sadece biyolojik kalp nakli bekleyenler için geçici bir çözüm olarak kullanıldı. Teknoloji giderek gelişse de uzun ömürlü bir kalp yaratmada henüz istenen noktaya gelinemedi. Mekanik arızalar, enfeksiyonlar ve kan pıhtıları en büyük sorunlar arasında gösteriliyor. Biyoteknoloji şirketi Carmat, kalp hastalıklarına uzun vadeli bir çözüm üretmeyi başardığını düşünüyor. Carmat’ın yapay kalbinde iki yerleşik minyatür pompa kullanılıyor. Yapay kalp, harici bir pil ve kontrol sistemiyle kalp atışının doğal ritmini taklit ediyor. Kontrol sistemi kalbin işlevinin dışarıdan izlenebilmesini sağlıyor. Kalp, hastanın fizyolojik ihtiyaçlarına otomatik tepki veriyor. Sadece üç kilogram ağırlığındaki Carmat kalbi klinik araştırmalar sırasında 5.000 hastaya başarıyla yerleştirildi.

Carmat’inki gibi mekanik kalpler kalp nakillerinin geleceğini yeniden şekillendirebilir. Peki, yapay kalpler acaba laboratuvarda üretilebilir mi veya basılabilir mi? 3B baskı teknolojileri imalat sanayiinde devrim yaratmakla kalmadı, biyolojik organların basılabilme potansiyelini de ortaya çıkardı. Bu potansiyeli araştıran bilim insanları vücudun farklı yerlerinden doku örnekleri basmayı başarmıştı. Ancak yakın zamanda İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, çalışan kan damarları da bulunan eksiksiz bir kalp basmayı başaran ilk ekip oldu. Araştırmacılar, insan donörlerden alınan kan hücrelerini kök hücrelere, onları da kalbi oluşturan kalp kası hücrelerine dönüştürdüler. Bu hücreler yazıcının kullandığı mürekkebi oluşturdu ve yazıcı, çalışan bir yapay kalp basabildi. Ama henüz her şey çözülmüş değil. Ekibin basabildiği kalp sadece fare kalbi büyüklüğünde. Yine de insandan insana kalp naklini gereksiz kılabilecek bir yolculuğun ilk adımı atılmış oldu. Ekibin önündeki pek çok yeni zorluktan ikisi, insan kalbi büyüklüğünde kalp üretecek bir yöntem bulmak ve basılan kalbin aynen insan kalbi gibi atmasını sağlamak.

How It Works / Seçilmiş İçerikler

Merkür
2018 - 1

Merkür

Güneş Sistemi’mizin en küçük gezegeni hakkında, diğer gezegenlere kıyasla daha az şey biliyoruz....


How It Works Sayılar