Dünya'ya bir de uzaydan bakın

How It Works / 2018 - 1

Astronotların elde taşınan fotoğraf makineleriyle çektikleri karelerden doğal afetleri tahmin etmemizi sağlayan gelişmiş uydu görüntülerine varıncaya kadar, gezegenimizi daha önce hiç görmediğiniz haliyle keşfedin.

ESA’nın Envisat uydusu

Avrupa Uzay Ajansı’nın çevre uydusu Envisat, 1 Mart 2002’de bir kutup yörüngesine fırlatıldı. Envisat üzerindeki aygıtlar; okyanusu, tarımı, buz oluşumlarını ve Dünya’nın atmosferik şartlarını incelemek için kullanıldı.

Apollo 8’in mürettebatı gezegenimizi tam bir küre şeklinde gören ve fotoğraflayan ilk kişilerdi. Ay’ın yörüngesinde dördüncü kez dönerlerken Ay modülü kumandanı William Anders, “Dünya doğumu” adında bir dizi fotoğraf çekti. Bu fotoğraflar, çıplak Ay yüzeyiyle sonsuz bir tezat oluşturan gezegenimizin gerçek görkemini gözler önüne serdi, yuvamızın uçsuz bucaksız ve ölümcül bir evrende hem doğurgan hem de kırılgan bir yaşam noktacığı olduğunu gösteren bir simgeye dönüştü.

1960’lardan itibaren akıl almaz sayıda Dünya gözlem uydusu fırlatıldı. Amaç, hem doğal olayların hem de insan eylemlerinin saldırısı altındaki doğamızla ilgili olguları incelemekti.

Uzaydan yapılan gözlemler, genel olarak Dünya’nın yüzeyindeki ve atmosferdeki büyük değişiklikleri inceleyebilir, karadaki ve denizlerdeki aygıtların sağladığı bilgileri desteklemek için kullanılabilir. Uyduların başka bir faydası da sürekli olarak veri iletebilmeleri ve Dünya’nın başka şekilde ulaşılması çok zor noktalarından bile bilgi edinebilmeleri.

İlk başka Dünya gözlem uyduları hava tahmini amacıyla bulutların pozisyonunu izlemek için sadece görünür ışık ve kızılötesi algılayıcı kullanıyordu. Daha sonra atmosferin farklı katmanlarındaki sıcaklık, basınç ve nem ölçümlerini sağlayarak bu tahminleri geliştirmek için mikrodalga algılayıcıları kullanılmaya başladı. Bu tür uyduların başarısı NASA’yı Temmuz 1972’de Landsat gözlem uydularını fırlatmaya sevk etti. Landsat’ler çok tayflı aygıtlar kullanarak Dünya’nın yüzeyini sekiz farklı dalga boyuyla gösteren görüntüler elde etti. Böylece kar ve buz örtüsünün, bitki örtüsünün, yer şekillerinin, sahillerin ve yerleşimlerin dağılımını gösterdiler. Bu da kartografi, jeoloji, bölge planlama, ormancılık, iklim bilimleri ve eğitim amaçları için yeni ve zengin bir veri kaynağı oldu. Yetmişli yıllarda buğday üretiminin dünya çapındaki durumuyla ilgili veriler, buğday rekoltesinin tahmini ve piyasanın stabilizasyonu için kullanıldı. Bu da tüketicilerin daha stabil fiyatlarla buğday alabilmesini sağladı. 2011’de Landsat verilerini kullanan araştırmacılar, eskiden bilinmeyen 650 bariyer adası keşfetti. Bunlar arasında Amazon Nehri’nin ağzından başlayarak 563 kilometre uzanan 54 adalık bir zincir de var. Uydular kasırgaların, sellerin, diğer doğal afetlerin ve aşırı hava durumlarının gelişini takip ederek, uyarıda bulunarak hem can kurtarıyor hem de mala gelen zararı azaltıyor. Örneğin Ağustos 2005’te uydular Katrina Kasırgası’nın ve bir ay sonra Rita Kasırgası’nın gelişini isabetli biçimde önden haber verdi. Ne yazık ki bu uyarılara müdahalede geç kalındığı için büyük zarar ve can kaybı yaşandı. Sonrasında uydular (NASA’nın TRMM uydusu, NOAA’nın GOES ve POES uyduları) hasar gören bölgelerin görüntülerini sağlayarak, etkilenen yerlerin onarılmasına yardımcı oldu. Bu olaydan sonra uydu kullanan uluslar, Uluslararası Afet Yönetmeliği kapsamında, büyük bir felaketten etkilenen diğer uluslara uydu görüntüleri sağlama sözü verdi. Uyduların kullandığı algılama teknolojileri, Dünya’dan gelen görünür/yakın kızılötesi tayftaki yansımaların ve yüzeyden yayılan termal kızılötesi ışınların şiddetini saptayan optik algılayıcılardan oluşuyor. Mikrodalga algılayıcıları Dünya’nın yüzeyinden gelen bu uzun dalga boylu tayftaki radyasyonu saptayabiliyor ya da aktif mikrodalga algılayıcıları Dünya’ya mikrodalga yollayıp yansımasını gözlemleyebiliyor.

Sivil Dünya gözlem uydularıysa Dünya Gözlem Uyduları Komitesi (CEOS) tarafından koordine ediliyor. CEOS’a bağlı ajansların şu anda 153 aktif uydusu var. Bu uydular atmosfer, kara, buz ve kar, okyanus, yerçekimi ve manyetik alandan okyanuslara kadar değişen küresel ortamı uzun vadeli olarak inceliyor. CEOS ajansları, Dünya’ya dair bilgimizi artırmak için yüzlerce araç içeren 170 uyduyu daha 2030 yılına dek yollamayı planlıyor. NASA, 1990’lardan bu yana Dünya Gözlemleme Sistemi (EOS) programını işleterek kutup yörüngesindeki uyduların etkinliklerini koordine ediyor. Araştırma konuları “radyasyon, bulutlar, su buharı ve yağış; okyanuslar; sera gazları; kara-yüzey hidroloji ve ekosistem süreçleri; buzullar, deniz buzu ve buz örtüleri; ozon, stratosferik kimya, doğal ve insan kaynaklı aerosollar”. Bu araştırmayı daha da ileri götürmek için NASA’nın planlama aşamasında 27 görevi var. Avrupa Uzay Ajansı ESA 2020’ye dek fırlatılacak 8 “Dünya keşif görevi” planlıyor.


How It Works / Seçilmiş İçerikler

Merkür
2018 - 1

Merkür

Güneş Sistemi’mizin en küçük gezegeni hakkında, diğer gezegenlere kıyasla daha az şey biliyoruz....