“BEREKETLİ TOPRAKLAR ÜZERİNDE” ADANA

Glober / Mayıs 2019

Çukurova’nın tüm güzelliklerini bir arada sunan konuksever Adana, daima yolunuzu düşürmek isteyeceğiniz kentlerden. Mevsim yaza göz kırparken Adana’nın sıcak baharına konuk oluyoruz.

Yaşar Kemal’in “ateş püsküren” Çukurova’sı, Orhan Kemal’in dokuma fabrikası ile gecekondular arasında yitip giden hayatları… Pek çoğumuzun önce romanlarda tanıdığı Adana, sarı sıcağı, taşlı yolları ve pamuk tarlalarında çalışan ırgatlarıyla Türk edebiyatının başyapıtlarına fon olmuş bir kent. Kuşkusuz bugün artık ne 1950’li yılların Çukurova’sı ne de İnce Memed’in dağlarına sığındığı Toroslar’ın eteği aynı. Ama onların izleri tümden yok olmadı, yerleri boş kalmadı. Farklı kuşaklar, yeni koşullarda bambaşka bir Adana yarattı. Güçlü, canlı ve yaşam dolu bir Adana...


SİMGE YAPILAR Selçuklu, Memlüklü ve Osmanlılar devrine ait mimari özellikler barındıran Ulu Cami (1541), kenti keşfetmeye başlamak için en doğru adresler arasında. Ramazanoğulları döneminde külliye biçiminde inşa edilen yapı, pencerelerinin etrafındaki süslemeler ve iç mekânda kullanılan çinileriyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 500 yıllık bir geçmişe sahip olan Tarihi Kazancılar Çarşısı ise geleneksel zanaat ve el işçiliği üretiminin hâlâ devam ettiği bir yer. Kalay, sac işlemeciliği, ağaç oymacılığı, çarşıda rastlayabileceğiniz geleneksel üretimlerden bazıları. Çarşıdaki nostaljik turunuzun ardından çok yakında bulunan Büyük Saat Kulesi’ne doğru yürüyebilirsiniz. Adana’nın mimari simgelerinden olan 32 metrelik, kesme taştan yapılan kule, 1882 yılında Vali Abidin Paşa tarafından yaptırılmış. Kulenin Türkiye’deki en uzun saat kulesi olma özelliğini de not düşmeli.


Tarihi İpek Yolu’nun bir kısmı Adana’dan geçiyor. 17’nci yüzyıl sonundan kalma, eski Halep Kervan Yolu üzerindeki Kurtkulağı Kervansarayı başta olmak üzere, Karaisalı Kesri Hanı ve Sarı Işık Han gibi yapılar, bu önemli ticari ve kültürel güzergâhtan miras. Kent merkezinde yer alan Tepebağ, arkeolojik bakımdan önemli bir höyük olmasının yanı sıra, yerel sivil mimariye ait örnekleri barındırmasıyla da dikkat çekiyor. Tepebağ Evleri’nin çoğu 18’inci yüzyıldan kalma. Halk arasında “Bebekli Kilise” olarak adlandırılan St. Paul Kilisesi’nin ise 1880-90 yılları arasında inşa edildiği biliniyor.


Halk arasındaki adını tepesindeki Meryem Ana heykelinin bebeğe benzetilmesinden alan kilise, Adana’daki farklı inançlara ilişkin simgelerin en bilinen örnekleri arasında.


ADANA’DAYSANIZ...

- Tarihi kent merkezinden şalvar, mintan, kasket gibi yerel kıyafetler ile hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz.

- Olgunlaşma Enstitüsü Müzesi’ndeki Türk el sanatları koleksiyonunu görebilirsiniz.

- Adana’nın yetiştirdiği usta sinemacı Yılmaz Güney’e ait bir odaya da ev sahipliği yapan Adana Sinema Müzesi’ni gezebilirsiniz.

- Şinasi Efendi Sokağı, Ziyapaşa Bulvarı ve Turgut Özal Bulvarı civarındaki restoran ve eğlence yerlerinin keyfini çıkarabilirsiniz.

- Kapıkaya Kanyonu, Varda Köprüsü ve Yumurtalık Lagünü’nde fotoğraf çektirebilirsiniz.

- Anavarza Antik Kenti’ni ziyaret edebilirsiniz. Dönüş yolunda “Lokman Hekim” efsanesiyle ünlü Misis Köprüsü’nden geçebilirsiniz.


Glober / Seçilmiş İçerikler


Glober Sayılar