Kadıköy’ün genişleyen sınırları: Koşuyolu

BETONART / 2020/65

Modern mimarlık mirasının korunması konusu günümüzde güncelliğini sürdüren, koruma alanının her seviyesinde kabul edilen bir meseledir. Bugün Dünya Mirası Listesi’nde çeşitli kategorilerde modern miras kaydı bulunmaktadır.
Modern miras kapsamını anıtlar, yapı kompleksleri, sivil mimarlık örnekleri, açık alanlar, kentler, kültürel peyzaj alanlarının yanısıra, 2008 yılında Dünya Mirası Listesi’ne kabul edilen Berlin Modernizm Konutları gibi belirli bir dönem aralığında, mimarlık tarihine katkısı büyük olan mimarlar tarafından tasarlanmış alanlar ile Londra’daki Barbican Konut Sitesi gibi çok katlı kompleksler ya da mütevazı sosyal konut alanları oluşturmaktadır. Hangi kapsamda olursa olsun, söz konusu alanlar için koruma yaklaşımlarının belirlenmesi bağlamında hâlâ tartışmaya açık durumlar bulunmaktadır. 20. yüzyılın ortalarında ucuz konut ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilmiş bir sosyal konut projesi olan Koşuyolu Mahallesi, günümüzde Kadıköy ilçesindeki aynı adlı semtin tasarlanmış bir yerleşim alanı olan çekirdeğini oluşturmaktadır. Alan, zaman içinde kentin dinamikleri doğrultusunda dönüşüme uğrayarak günümüze ulaşabilmiştir. Bugün de yerleşimin içinde bulunduğu bölgedeki değişim baskısı sebebiyle, sürdürülebilir korunmasının önündeki risk ve tehditler devam etmektedir. Yasal koruma statüsünde olmayan Koşuyolu Evleri’nin içinde bulunduğu fiziksel ve sosyo-kültürel dinamikler göz önünde bulundurularak alanın kültürel miras değerlerinin korunması için alternatif koruma yaklaşımları üretmek gerekmektedir. Tarihsel gelişim Günümüzde, Kadıköy ilçesi sınırları içinde, E-5 olarak da bilinen D100 karayolunun her iki yanına yayılan semtin kuzeydeki ilk yerleşimi Koşuyolu Mahallesi’dir. Günümüzde doğuda Sırma Sokak, batıda Bekir Sıtkı Sezgin Sokak ve kuzeyde Mütevelli Çeşme Caddesi ile sınırlanan mahalle yerleşim örüntüsü ile çevresindeki yoğun kentsel dokudan farklılaşmaktadır. Alanı güney-kuzey yönünde boydan boya kateden Muhittin Üstündağ Caddesi ve Koşuyolu Caddesi hem tasarlandığı ilk dönemde hem de günümüzde alanın en işlek ulaşım akslarıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısından başlayarak ilk yerleşmelerin görülmeye başlandığı alan bu dönemde Validebağ, Tophanelioğlu, Gümrükçübağı gibi isimlerle anılmıştır. Az sayıdaki köşk dışında, neredeyse tümüyle bağ, bahçe ve çayırlarla kaplı bir alanda, dönemin en önemli yapısı, daha sonra arazisine çocuk prevantoryumu kurulacak olan, Adile Sultan Kasrı ve av köşkleri bulunmaktadır. Validebağ’daki köşkler dışında, Koşuyolu bölgesi daha çok bugünkü E-5 karayolunun güneyinde kalan ve o dönemde görece daha yoğun bir iskân alanı olan İbrahim ağa Mahallesi’nin uzantısı sayılabilecek, tarımsal üretimlerin de yapıldığı çayırlık boş bir alan durumundadır.   İstanbul’un hızla nüfus kaybederek tenhalaş maya başladığı dönemde, kentin hem yangın alanlarının düzenlenmesi hem de yeni ulaşım aksları ve modern yerleşim alanları üretilmesi konusundaki ilk çalışmalardan biri olarak 1926-28 yıllarında Lörcher tarafından hazırlanan Üsküdar-Kadıköy İmar Planı’nda  o dönemde boş olan Koşuyolu civarı için de “modern bir mahalle” tasarlanmıştır. 1950’lere yaklaşırken nüfusu yeniden hızla artmaya başlayan İstanbul’un yükselen konut gereksinimini karşılamak üzere, belediyenin 1948 yılındaki  ucuz işçi evleri kurma girişimlerinin ilk örneklerinden olan Koşuyolu ve Selamsız mahalleleri, bu alanların yeniden yerleşim yeri olarak planlanmasını gündeme getirmiştir. Bir konut alanı olarak “tasarlanmış mahalle” fikri, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin birçok kenti için özellikle Almanya’dan davet edilen plancı ve mimarların yayın ve çalışmalarıyla yaygınlaşmaya başlamıştır. II. Dünya Savaşı’nı izleyen dönemde, ülkenin değişen politik yapısı, özellikle de tarım ve sanayileşme politikaları, köylerden kentlere büyük bir göç dalgasını başlatmış, bunun sonuçlarından biri olarak da artan nüfus bir süredir durağanlaşmış olan İstanbul’da aniden ve acilen çare bulunması gereken bir konut sorununu gündeme getirmiştir. Ancak aynı dönemde yaşanan ekonomik sorunlar, özellikle inşaat malzemelerinin temininde karşılaşılan zorluklar, ucuz konut üretimi konusunda farklı ekonomik model arayışlarına yol açmıştır.

BETONART / Seçilmiş İçerikler


BETONART Sayılar