Notasyon üzerine

Andante / Temmuz 2020

Müzikte Otantiktlik günümüzde hala çok tartışılan bir kavram ve akım. Yazarımız, bir okurunun yolladığı mektuptan hareketle ‘aslına uygun icra’ kavramının ulaşılabilir bir hedef mi yoksa aslında bir yanılsamadan mı ibaret olduğu sorusu üzerine kafa yoruyor.
Geçtiğimiz ayki yazımın üzerine, Andante okurlarından Sayın Onur Oğlakçıoğlu gerçekten çok önemli bir soru yöneltti bana: “Eserlerin bestelendiği dönemdeki gibi çalınmasını amaçlayan akımın, modern performansı eserlerin yaratılışına aykırı olmakla, modern akımın ise diğerini günümüz estetik değerinden uzak kalmakla itham ettiğini; her ikisinin ortak özelliğinin ise eserin tamamlanmış ve mühürlenmiş olduğunu kabul etmeleri olduğunu belirtmişsiniz. Ancak; günümüz değerlerinin ve estetiğinin gözetilmesi gerektiğini düşünen modern akım temsilcilerinin, eserin değiştirilemez ve tamamlanmış olduğunu kabul etmekten ziyade daha esnek ve yenilikçi olduğunu söylemek gerekmez mi? ” Bu soru, geçtiğimiz ay üstünde yeterince durmadığım bir konuya işaret ediyor. Dolayısıyla bu önemli soru çerçevesinde bir tartışma geliştirme gerekliliği doğdu. Bu yazıda sıklıkla iki kavrama değineceğim. Bunlar İngilizcede ‘Historically Informed Practise’ ve ‘Mainstream Practise’ isimleriyle geçiyor. Türkçede, bildiğim kadarıyla, bu akımları anlatan terimler bulunmadığı için bu yazıda bu iki akıma sırasıyla Tarihsel Bilgiye Bağlı Akım ve Ana akım diyeceğim. Tarihsel Bilgiye Bağlı Akım; çalınan dönem enstrümanlarının kullanımı ve dönemin çalış stillerinin araştırılması sonucunda, günümüz yorumcularının müziğe bu bilgiye sadık kalarak yaklaşmasını savunan bir akım. Nikolaus Harnoncourt başta olmak üzere Gustav Leonhardt, Frans Brueggen ve Anner Bylsma gibi müzisyenlerin 1960’lı yıllarda o dönemin egemen çalış şekillerine karşı oluşturdukları bir akım bu. Ana akım ise günün baskın değerlerine göre biçimlenmiş (hâkim) çalış tarzını belirtmek için kullanılan bir terim. Elbette, bu tanımlama biçimi son derece kategorize edici ve kısıtlayıcı. Bu akımları, birer dogma olarak görmek yerine, bir spektrumun içindeki ögeler olarak değerlendirmek daha gerçekçi olacaktır.

Andante / Seçilmiş İçerikler


Andante Sayılar